“Kalbi Kırık Olan Birine Ne Denir?” Tanınan İfade ve Günlük Kullanım Sevgiyle kurulan bir bağın çözülmesi, yaşanan duygusal çözülme hâli, halk arasında sıkça “kalbi kırık” ifadesiyle dile getirilir. Bu ifade, tam anlamıyla tıbbi bir tanımlama olmamakla birlikte, bir kişinin romantik, dostane ya da ailevi ilişkilerinde yaşadığı derin kayıp, reddedilme ya da terk edilme hissini kısa ve güçlü biçimde yansıtır. Türkçede “kalbi kırık birine” genellikle yalnız bırakılmış, sevgisini yitirmiş, güveni sarsılmış kişi anlamında atıfta bulunulur. Tarihsel Arka Plan İnsanlık tarihi boyunca ayrılık, kayıp ve reddedilme temaları edebiyatta, şiirde ve mitolojide sıkça yer bulmuştur. Antik çağlardan itibaren aşk acısı ya da sevilenin…
6 YorumEtiket: ve
İskoçya Birleşik Krallık’ta Mı? Pedagojik Bir Yaklaşım Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Öğrenmek, insan hayatını dönüştüren en güçlü araçlardan biridir. Bir öğrencinin bir bilgiye ulaşması, sadece zihinsel değil, duygusal ve toplumsal anlamda da dönüşümü ifade eder. Eğitimci olarak, öğrenme sürecinin gücünü hem bireysel hem de toplumsal bağlamda her zaman ön planda tutuyorum. Öğrencilerimize, dünyanın nasıl işlediğini, tarihsel süreçleri, toplumsal yapıları öğrenmelerini sağlamak, onların yalnızca okulda başarılı olmalarını değil, aynı zamanda çevrelerini, dünyalarını daha bilinçli bir şekilde algılamalarını da destekler. Bugün, böyle bir öğrenme sürecini sadece bilgi aktarımı olarak değil, aynı zamanda bu bilgilerin hayatlarındaki etkilerini ve toplumsal bağlamda ne ifade ettiğini anlamaları…
4 YorumÖzel Hastaneler Heyet Raporu Verir Mi? Felsefi Bir İnceleme Felsefe, her zaman gündelik hayatın ötesine geçip derin sorular sormakla ilgilidir. İnsan, varlık ve değer kavramlarını anlama arayışında, çoğu zaman yüzeydeki gerçeklikleri sorgulamaktan daha fazlasını yapmak zorundadır. “Özel hastaneler heyet raporu verir mi?” sorusu da bir bakıma, yalnızca sağlık hizmetlerinin organizasyonu değil, aynı zamanda etik, bilgi ve varlık anlayışımızla doğrudan ilişkili bir meseledir. Sağlık hizmeti sunan bir kurumun, tıbbi ve toplumsal sorumlulukları arasındaki dengeyi nasıl kurduğunu sorgulamak, felsefi olarak bu sorunun ötesine geçmeyi gerektirir. Etik Perspektiften Bakış: Sağlık Hizmeti ve Sorumluluk Etik, insan davranışlarının doğru ve yanlışla ilişkisini inceler. Sağlık hizmeti…
4 YorumKartepe’ye Zincirsiz Gidilir mi? “Gideriz” Diyenlere Kışın Acımasız Fiziği Cevap Verir Kısa cevap: “Gidilir” diyenler ya şansına güveniyor ya da dağa inen fiziği hafife alıyor. Benim net görüşüm şu: Kartepe’ye zincirsiz gitmek, kışın orta eğimli bir dağ yolunda çekişi kadere bırakmaktır. Evet, bazı günler yol kupkuru olur ve hiçbir şey olmaz; ama bu, kararınızın doğru olduğu anlamına gelmez. Gelin, mevzuya romantik “karlı hafta sonu” filtrelerinden değil; fizik, mevzuat ve saha verisi üzerinden sertçe bakalım. Fizik Önce Konuşur: Çekiş = (Lastik + Zemin) × Sıcaklık Dağ yolunda güvenlik, sürücünün cesaretinden çok lastik bileşiği, diş yapısı, yol sıcaklığı ve eğim kombinasyonuna bağlıdır.…
8 YorumSatir Yaklaşımı Nedir? Felsefi Bir Bakış Felsefenin temel sorularından biri, insanın kendisini ve dünyayı nasıl algıladığıdır. İnsanın doğruyu, iyiyi ve gerçeği anlamaya yönelik çabası, yüzyıllardır düşünürlerin ve filozofların ilgisini çekmiştir. “Satir yaklaşımı” ise, bu tür sorgulamalara daha derinlemesine bir bakış açısı sunar. Birçok düşünür, insanın kendi içsel evreniyle ve çevresiyle kurduğu ilişkiyi çözümlemeye çalışırken, Satir yaklaşımı da bunun farklı bir yorumudur. Peki, Satir yaklaşımı nedir ve nasıl felsefi bir temel üzerine inşa edilir? Bu sorunun peşinden giderken, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi disiplinlere başvuracağız. Satir Yaklaşımının Temel Kavramları Satir yaklaşımı, Virginia Satir tarafından geliştirilen bir terapötik modeldir. Ancak, bu…
8 YorumToplumun Sesinde Bireyin Yankısı: Görüş Belirtmek Ne Demektir? Toplumsal yapıların insan davranışlarını nasıl şekillendirdiğini inceleyen bir araştırmacı olarak, en çok ilgimi çeken şeylerden biri bireylerin “konuşma biçimleri”dir. Çünkü konuşmak, yalnızca kelimeleri yan yana getirmek değildir; bir toplumsal konumun, kültürel geçmişin ve kimlik algısının dışavurumudur. İşte bu noktada görüş belirtmek kavramı devreye girer. Bir toplumda görüş belirtmek, bireyin kendini kamusal alanda ifade edebilme cesaretidir. Ancak bu cesaret, herkes için aynı şekilde biçimlenmez. Görüş belirtmek, sadece düşünce açıklamak değil; aynı zamanda kim olduğumuzu, nerede durduğumuzu ve neyi savunabildiğimizi de ortaya koyar. — Görüş Belirtmenin Sosyolojik Anlamı Sosyoloji, bireyin yalnız olmadığını; her eylemin…
6 YorumGut Ne Demek? Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyasal Analiz Giriş: Güç İlişkilerinin İzdüşümünde “Gut” Kelimesi Bir siyaset bilimci olarak, güç ilişkilerinin toplumsal yapıyı nasıl şekillendirdiğini ve bu yapılar üzerinden iktidarın nasıl işlediğini her zaman sorgulamak ilgi alanım olmuştur. Gücün kaynağının, sadece ekonomik veya politik kurumlarda değil, dilde ve toplumsal algılarda da nasıl somutlaştığını görmek, her siyaset bilimci için bir keşif yolculuğudur. “Gut” kelimesi, toplumsal dinamikler açısından incelendiğinde sadece bir terim değil, güç ilişkilerini anlamak için de bir anahtar görevi görmektedir. Peki, “gut” ne demek? Bu kelime, yalnızca bir dilsel ifade mi, yoksa toplumsal yapıların ve ideolojilerin derinliklerinde…
10 YorumBerat Kandili Bu Gece mi? Maneviyatı Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Adaletle Yeniden Düşünmek Takvimlere baktığımızda belki sadece bir tarih görürüz ama o tarih bazen çok daha fazlasını temsil eder. İşte “Berat Kandili bu gece mi?” sorusu da bu yüzeyin ötesine geçenlerden biri. Çünkü mesele yalnızca bir dini günün tarihini bilmek değil; aynı zamanda o günün neyi temsil ettiğini, toplumda nasıl yankı bulduğunu ve bireyden topluma uzanan anlamını kavramaktır. Bu yazıda Berat Kandili’ni klasik çerçevesinden çıkarıp toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi modern dinamiklerle birlikte düşünmeye davet ediyorum. — Berat Kandili: Sadece Bir Geceden Daha Fazlası Berat Kandili, İslam inancında…
10 YorumHamaset Ne Anlama Gelir? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme İnsan davranışlarını anlamaya çalışan bir psikolog olarak, duyguların ve düşüncelerin karmaşık dünyasına dair sürekli bir merak içindeyim. Bazı kelimeler, bir toplumun kolektif psikolojisini yansıtan güçlü anlamlar taşır. “Hamaset” kelimesi de bu tür kelimelerden biridir. Peki, hamsaset nedir ve neden insanlar bu kelimeye bağlı duygusal bir tepki verirler? Bu yazı, hamsaset olgusunu bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji açısından inceleyecek, insan davranışlarını daha derinlemesine anlamaya çalışacaktır. Hamaset: Duygusal Bir Yükseltiliş Hamaset kelimesi, genellikle halkı etkileme, duygusal bir yükle halka hitap etme, kişilerin duygularını manipüle etme amacı taşıyan ifadeleri tanımlar. Temelde, bireylerin duygusal tepkilerini tetiklemek,…
6 YorumGöğsün Tam Ortasında Neden Ağrır? Gücün, Bedenin ve Toplumun Siyaseti Bir Siyaset Bilimcinin Girişi: Gücün Nabzı, Bedenin Kalbi Siyaset bilimi yalnızca parlamentoların, seçimlerin ya da yasaların incelenmesi değildir; aynı zamanda gücün bedende, toplumda ve hatta duygularda nasıl tezahür ettiğini anlamaktır. Göğsün tam ortasında neden ağrır? sorusu, ilk bakışta tıbbi bir sorgulama gibi görünür. Ancak bu yazıda, o ağrıyı bir metafor olarak ele alacağız: toplumların kalbinde hissedilen baskının, bireylerin iç dünyasında yankılanan siyasal bir ağrı olduğunu düşüneceğiz. Göğüs, insan bedeninde kalbin evi; kalp ise gücün sembolüdür. Tıpkı devletin merkezinde yer alan iktidar gibi, kalp de hayatın devamını sağlayan merkezi otoritedir. O…
14 Yorum